Lange Straße 54
D-70174 Stuttgart


Tel.: +49 (0)711 2293708
Fax.: +49 (0)711 2293716
E-Mail: info@kanzlei-eser.de

Newsletter abonnieren

Handelsgesetzbuch HGB (Alman Ticaret Kanunu)  md. 89 b gereği Ticari Temsilci[1] açısından doğrudan bir tazminat hakkı doğuruyor.

HGB md. 89 b fık. 1 Cümle 1 şöyle düzenlenmiştir:

 

"Ticari Temsilcinin Şirket[2] ile olan sözleşmeye bağlı ilişkinin sona ermesinden sonra Şirket, Ticari Temsilcinin kazandırdığı yeni bir müşteri ile olan ticari ilişkisinden ötürü önemli bir menfaat sağlıyorsa ve sağladığı menfaat nispetinde,

Sözleşmeden doğan ilişkinin bitmemesi durumunda Ticari Temsilcinin şirkete kazandırmış olduğu bir müşteri ile şirket arasında hali hazırda tamamlanmış iş veya ileride meydana gelecek bir hukuki ilişkiye bağlı olarak hak kazanacağı primlerden mahrum kalmış ise ve mahrum kaldığı ölçüde,ve tüm koşullar göz önünde bulundurulduğunda bir tazminat ödenmesinin hakkaniyete uygun düşeceğinin kabul edildiği hallerde ve kabul edilebileceği ölçüde Ticari Temsilci, şirketten sözleşmeden doğan ilişkinin sona ermesinden sonra münasip bir tazminat talep edebilir."

İşbu tazminata Yüksek Mahkeme'nin kıyas niteliğindeki yerleşik içtihatlarına göre Yetkili Bayi[3]  de aşağıdaki şartlar çerçevesinde hak kazanmaktadır. Burada Yetkili Bayi, süreklilik arzeden bir sözleşmesel ilişkiye bağlı olarak ürünler satın alan ve bu ürünleri kendi nam ve hesabına yeniden satan kimsedir. HGB md. 89 b'nin Yetkili Bayi açısından kıyasen uygulanması, Yüksek Mahkeme'ye göre özellikle iki şarta bağlıdır
  1. Şirket ile basit bir Alıcı-Satıcı ilişkisinden öte bir iç ilişkinin mevcut olması, yani  Yetkili Bayiin, Şirketin (malı üretenin) satış organizasyonu ile bir nevi bütünleşmiş olması gerekir.
  2. HGB md. 89 b açısından Şirketin, Yetkili Bayiin sağlamış olduğu müşteri portföyünü fiilen kullanma imkanına sahip olması diğer bir koşuldur. İçtihat, Yetkili Bayiin (Acenta | Yetkili Satıcı |Bayi | Distribütor | Kendi nam ve hesabına iş gören satıc) müşteri portföyunu Şirkete (Üretici | Tedarikçi | Girişimciye) bırakılacağına dair zımnen de kararlaştırılması mümkün olan sözleşmeye dayalı bir yükümlüğünün mevcudiyetini şart koşmaktadır. Yetkili Bayi ile Şirket arasındaki sözleşmenin sona ermesi ile birlikte müşteri portföyünü bırakacak olması veya müşterilerin önceden beri süregelen bildirimler ile bunun gerçekleşmesi bir fark teşkil etmemektedir. Bunun için önceden eksiksiz bir şekilde tatbiken müşteri bilgilerinin temin edilmiş olması da şart değildir. Yüksek Mahkeme, müşteri portföyünün bırakılmasına ilişkin kriterle ilgili olarak ağır koşulların oluşturulamayacağını ve Şirketin müşteri bilgileri ile ilgili olarak dolaylı bir şekilde bilgilendirilmesinin yeterli olacağını ifade etmektedir. Şirkete ticari belgeleri inceleme hakkının tanınması dahi genellikle bu şartın yerine getirilmiş olması için yeterli sayılmaktadır. Sözleşmenin genel içeriğinden böyle bir bırakma yükümlülüğünün anlaşılmaması durumunda dahi bu hususun fiilen icra edilmesi ile aynı sonuca varılabilir.

Eser Avukatlık Ofisinin uzmanlık alanı, Almanya’da acentelik sıfatıyla ve kendi nam ve hesabına faaliyet gösteren tüccarlarla ilgili hukuk konularıdır. Uzun yıllardır avukatlık hizmeti verdiğimiz müşteriler arasında Almanya’da ticaretle uğraşan Türk girişimciler de bulunmaktadır.

Alman sözleşmeli taraflarla aranızdaki hukuki ihtilaflarda özellikle hangi yolları izlemeniz gerektiğini ve olası tazminat taleplerinizin miktarını, avukat ücretlerinin ne kadar tutacağını öğrenmek üzere doğrudan doğruya Eser Avukatlık Ofisinin kurucusu ve üst görevli ortağı Avukat Kemal Eser ile irtibata geçmeniz rica olunur.



[1] Ticari Temsilci (Handelsvertreter): Ticari Vekil

[2] Şirket (Unternehmer):  Üretici | Tedarikçi | Girişimci

[3] Yetkili Bayi (Vertragshändler): Acenta | Yetkili Satıcı |Bayi | Distribütor | Kendi nam ve hesabına iş gören satıcı

 






$config[ a href=http://www.kanzlei-eser.de/index.php?e=price-tadalis-sx